yabancı/eski
istisnasız her yerde, belki sadece bedenimi sürüklediğim yerlerde bile, hayalî bir el bana eşlik ediyor, yalnız kalmam ona ürkütücü geliyordu. maddenin kaybolduğu, ruhların içiçe geçtiği bir âlemdi bu. ve bana hiç de ecnebi olmayan elleri öper gibiydim. koklar gibi belki. -seviyordum.- sokaklarını ilk defa yürüdüğüm şehirler selamlıyor gövdemi. ruhumun ise bütün amelleri birbirine katışmış vaziyette. müphem, fakat bir o kadar da tanıdık bir ses yankılanıyor kulaklarımda adımlarken yollarını yerkürenin. işte yine bir şiir söylüyor. duyuyorum hep. bütün ilklerimi bu yabancı dostumla yaşamaktan mutluyum. onu hissetmekle onu kaybetmek arasında yaşamak bana güç veriyor. beni diri tutuyor. •• a...