konuştuğun kurtulamadığındır, sustuğun kurtulamadığındır. hayat tersini düz eden bir yol, bir çıkmaz, bazense uzun nefesler çektiren bir yokuştur. insansa bir şeylere bağlanmadıkça savrulan bir varlık olmaktan zevk alır. hayat bitmeye, insan kalmaya kuruludur. insandır, evet savrulur. durduğu, durulduğu da olur. ama sürekli ister. kalbini emanet edecek bir kucak arar. aramak, bulmak, çoğu zaman ise kaybolmak yazılmıştır alnına. kendini, kalbini unutmuş çağdan saklamak gücü uzaklardadır kimi vakit. vücudu takatten düşmüş bir hasta gibi kıvranır insan, bir odanın, bir sokağın, modernleşerek çürümüş bir şehrin kollarında. acıdan, ağrıdan, sızlayan her parçasından iğrenerek yol alır. yolda olmaktır onu tanıtan. yolda bulmuştur kendini. yolda kaybedecektir sahip olduğunu sandığı her şeyi. •• 2018 eylül günleri, istanbul